Bilim Tarihi Serisi, 2. Bölüm : Eski Uygarlıklarda Bilim (2)

0 yorum

Thales Teoremi

Thales
Miletli Thales Antik  Yunan'da bilinen ilk bilgindir. Yazılı bir metin bırakmamıştır, fikirlerini sözlü olarak aktarmıştır. Matematik, astronomi ve doğa felsefesi alanlarında çalıştı. Bir güneş tutulmasını zamanını hesaplayabildi. Mısıra yaptığı seyahatte geometri öğrendiği söylenir. Geometri - Matematik sayesinde, gemilerin kıyıya uzaklığını heasplayabiliyordu. Evrenin sudan meydana geldiğini ve Dünyanın bir tahta parçasının suda yüzmesi gibi evrende yüzdüğünü düşünüyordu. Thales evren için "kozmos" kelimesini kullanmıştır. Evreni anlamlandırma çabasında, mitolojiden bağımsız düşünmeyi kazandıran öncülerdendir. Geometriye ispat kavramını kazandırmıştır.


Anaximander
Evrenin; tamamının madde sayılamayacak, sonsuz tek bir kaynaktan oluştuğunu düşünürdü. Bu kaynağın, çeşitli şekillere dönüşerek evrenin temel yapıtaşlarını oluşturduğunu düşünürdü. Bunlar: Ateş, Su, Toprak, Hava idi. Yaklaşık iki bin yıl boyunca bu fikir dünyada hüküm sürmüştür.

Pisagor Teoremi

Pythagoras
Güney İtalya'da yaşamıştır. Takipçileri ve yandaşlarıyla beraber öğretilerini gizli tutmaya çalışmıştır. Evrenin sayılardan meydana geldiğini kabul ederdi. Pisagor Teoremi olarak bildiğimiz teoremi ispatlayarak dünyaya kazandırmıştır. Bu teorem sayesinde rasyonel sayıların farkına varıldı. Kendisi Dünyanın yuvarlak olduğunu keşfetmiştir. Birbirinin karesi olan sayıları farketmiştir.

Baz alınan kaynak; Cemal Yıldırım'ın  Bilim Tarihi kitabıdır: http://www.remzi.com.tr/kitap/bilim-tarihi



Bilim Tarihi Serisi, 2. Bölüm : Eski Uygarlıklarda Bilim (1)

0 yorum

Bilim Tarihi Serisi, 2. Bölüm : 

Eski Uygarlıklarda Bilim


Sümerler
Bildiğimiz anlamda bilim diyebileceğimiz kadar ilerleyen toplumlardan biri Sümer uygarlığıdır. Sümerler  M.Ö 3000 yıllarında Mezopotamyada yaşamışlardır. Tarım, hayvancılık, el işçiliği, el aletleri, matematik ve geometri gibi alanlarda ilerlemişlerdir. 60 tabanlı sayı sistemi kullanan Sümerler Pi sayısını ise 3,125 olarak kabul ediyorlardı. Yönetim işini rahipler yapıyordu. Tanrı adına çalışan ve birikimleri nesilden nesile aktarmak isteyen rahipler yazıyı buldular ve bugünki alfabe sisteminin temellerini attılar.


Babil
Sümerlerin yok olmasıyla yerine geçen Babilliler ise matematiksel işlemler için çeşitli tablolar üretmişlerdi. 1 dairenin 360 derece , 1 saatin 60 dk, 1 dakikanın 60sn olmasına karar vermişlerdir. Karekök, küpkök ve denklem çözme alanlarında gelişmeler sağlayan Babilliler ayrıca açık ve net bir gökyüzüne sahip olmanın etkisiyle astronomi alanında yoğun gözlemler yaptılar. Ay tutulmalarını tam olarak hesaplayabilen bu uygarlık, 1 yılın uzunluğunu sadece 4,5 dk hata ile tespit edebilmişlerdir. Hükümdar Nebukadnezar eşi Semiramis  için Babil Asma Bahçelerini  bu dönemde yaptırmıştır.


Antik Mısır
Aynı dönemlerde Mısır bölgesinde ise tarım bölgelerinin tespit edilmesi amacıyla geometride gelişmeler yaşanıyordu. Bilim, din adamlarının elindeydi ve toplum alt ve üst tabaka olarak iki kesime ayrılmıştı. Firavun mezarları sayesinde hekimlikte ilerleyen bu uygarlık diğer hiç bir alanda Mezopotamya uygarlıklarına yaklaşamamıştır. Hastalığan, vücuda giren kötü bir ruhun sebep olduğuna inanırlardı. Tedavi yöntemleri genelde gözleme dayanarak geliştirilmişti. Günün 24 saate bölünmesine karar veren bu uygarlıkta astronominin, diğer uygarlıklara göre fazla geliştiği söylenemez.


Antik Yunan
Bu dönemde, dünyada ilk defa tamamen sadece evreni anlamak isteği ve merak öne çıkmıştır. Bilimde; gözlemlemekten farklı olarak teorik düşünme ve anlamlandırma odaklı ilerleme bu dönemde olmuştur. M.Ö 7. yüzyıl civarında Ege Kıyıları, İtalya, Yunanistan, Küçük Asya (Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgelerinin Karışımı) ve Sicilya'da şehir devletleri kurmuşlardır. Yazıyı Finikelilerden alan bu uygarlığın rakamları harflerden oluşuyordu.

Baz alınan kaynak; Cemal Yıldırım'ın  Bilim Tarihi kitabıdır: http://www.remzi.com.tr/kitap/bilim-tarihi

Bilim Tarihi Serisi, 1. Bölüm : Bilim Tarihi

0 yorum

Bilim Tarihi Serisi, 1. Bölüm : Bilim Tarihi


Bilim evrenin nasıl çalıştığını düşünmekle  başlayarak kuatum fiziğiyle çalışma aşamasına kadar gelmiştir. İşte "Bilim Tarihi" şu anda bildiğimiz manada bilimin ortaya çıkma, gelişme aşamalarının ve ortamlarının öyküsüdür.

Genelde incelenmesi kolay olsun diye farklı aşamalara ayrılarak incelenir.
  • Mısır ve Mezopotamya'da civarında yaşanan gözlem yoluyla bilgi toplama aşaması (Ampirik Aşama)
  • Eski Yunanlıların evreni açıklamaya yönelik teorik düşüncelerin, akılcı sistemlerin  ortaya çıktığı aşama
  • Orta çağ  ve İslam dünyasının bilimde liderlik yaptığı aşama
  • Rönesans ve sonrası, modern bilimin ortaya çıktığı aşama 
Bu aşamalarda genellikle göze çarpan konu, bilimin belirli dönemlerde el değiştirerek farklı toplumlar tarafından farklı miktarlarda ve değişken odaklarda ilerletildiğidir. Hangi toplum bilime öncelik verdiyse o topluluk diğer kesimlere göre medeniyete, modern dünya şartlarına daha fazla yaklaşmış ve üstünlük kurmuştur. Görüldüğü gibi bilim belirli bir kesime ait olmaktan çok küresel, kolektif bir kazanımdır.

Bilimin tarihi insanlık kadar eskidir. Dünyanın çeşitli bölgelerinde ilk defa ortaya çıkan grupların kimi tarımla, kimi hayvancılıkla kimi de gök bilimiyle ilgilenerek gelişme katetmiştir.

Biraz daha fazla bilgi ve renkli anlatım için Böte 3. sınıf öğrencilerinin hazırladığı, aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:


Zaman çizelgeli haliyle iyice öğrenmek ve bu konuda bir kitap okumak isteyenler için harika bir kaynak kitaba linkten ulaşabilirsiniz: http://www.kitapyurdu.com/kitap/kronolojik-cizelgeli-bilim-tarihi/347692.html

Baz alınan kaynak; Cemal Yıldırım'ın  Bilim Tarihi kitabıdır: http://www.remzi.com.tr/kitap/bilim-tarihi